Not: Namık Kemal'in Hürriyet Kasidesi. Aslından okumak en güzeli ama, gençleri düşünüp her beyiti, bugünkü Türkçeye aktarmaya çalıştım.
Hürriyet Kasidesi
Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk-ı selametten
Çekildik izzet-i ikbal ile bab-ı hükümetten
Zamanın hükümlerini sapmış görüp doğruluk ve selametten
Çekildik kendimiz izzetle ve arzuyla hükümet eşiğinden
Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez iânetten
Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
İyiliksever olan mazluma el çekmez yardımdan
Hakîr olduysa millet, şânına noksan gelir sanma
Yere düşmekle cevher, sâkıt olmaz kadr-ü kıymetten
Hakir olduysa millet, şanına noksan gelir sanma
Yere düşmekle cevher, sakıt olmaz kadr ü kıymetten
Vücudun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır
Ne gam rah-i vatanda hâk olursa cevr ü mihnetten
Vücudun ki mayasının hamuru vatan toprağındandır
Ne gam vatan yolunda toprak olursa zulmet ve mihnetten
Muini zâlimin dünyada erbâb-ı denaettir
Köpektir zevk alan, sayyâd-ı bi-insâfa hizmetten
Zalimin dünyada yardımcısı kötü huy sahipleridir
Köpektir zevk alan insafsız avcıya hizmetten
Hemen bir feyz-i bâkî terk eder bir zevk-i fânîye
Hayatın kadrini âli bilenler, hüsn-i şöhretten.
Anında kalıcı bir feyzi terk eder geçici bir zevk için
Üstün tutanlar hayatın değerini iyi bir şöhretten
Nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetler
Nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten.
Nedendir halkta hayatın uzamasına bunca rağbetler
İnsanın menfaati nedir bilmem emaneti korumaktan
Cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim
Utanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten
Cihanda kendini her kişiden alçak gören o kişi hayret
Utanmaz kendi nefsinden ar eyler melametten
Felekten intikam almak, demektir ehl-i idrake
Edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedametten
İdrak sahiplerine felekten intikam almak demek
Gayret artırıp istifade etmektir pişmanlıktan
Durup ahkâm-ı nusret ittihâd-ı kalb-i millette
Çıkar âsâr-ı rahmet, ihtilaf-ı rey-i ümmetten
Yardım hükümleri milletin kalp birliğindedir
Rahmet eserleri çıkar ümmetin fikirlerinin farklılığından
(Efendimizin bu hadislerinin başka bir ifadesi:
Barika-yı hakikat müsademe-yi efkârdan çıkar)
Eder tedvîr-i âlem bir mekînin kuvve-i azmi
Cihân titrer sebât-ı pây-ı erbâb-ı metanetten
Döndürür dünyayı yerinde sabit duranın kuvvet ve azmi
Cihan titrer, metanet sahibinin ayak diremesinden
Kaza her feyzini her lütfunu bir vakt için saklar
Fütur etme sakın milletteki za'f u betaetten
Kader her feyzini her lütfunu bir vakte saklar
Korkma sakın milletteki zaaf ve gevşeklikten
Değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamı
Felekte baht utansın bi-nasib- erbab-ı himmetten
Zincire vurulmuş aslana değildir suç adımlarındaki acziyet
Baht utansın dünyada nasipsiz himmet sahiplerinden
Ziya dûr ise evc-i rif'atinden iztırâridir
hicâb etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten
Işık uzak ise yüksekliğin zirvesinden, çaresizliktendir
Tabiat utansın yerde kalmış kabiliyetten
Biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i Osmaniyânız kim
Muhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-ı hamiyetten
Biz Osmanlı boyunun o kerim neslindeniz ki
Yoğrulmuştur mayamız tamamen hamiyet kanından
Biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim
Cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten
Biz öyle himmet evladı, öyle içten ve azimle çalışan kimseleriz ki
Cihangirane bir devlet çıkardık bir aşiretten
Biz ol ulvi-nihâdânız ki meydân-ı hamiyette
Bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletten
Biz öyle yüce yaradılışlılarız ki hamiyet meydanında
Mezar toprağı daha iyi gelir bize zillet toprağından
Ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyet
Kaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten
Hürriyet için kavga saf korkulu ateş olsa ne gam
Kaçar mı mert olan can için gayret meydanından
Kemend-i can-güdâz-ı ejder-i kahr olsa cellâdın
Müreccahtır yine bin kerre zencîr-i esâretten
Cellâdın can yakan kemendi kahrın ejderi olsa
Bin kere fazla tercih edilir esaret zincirinden
Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten
Felek her türlü cefa gerekçelerini toplasın gelsin
Dönersem kahbeyim millet için çıktığım bir yoldan
Anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler
Ki ednâ zevki âlâdır vezâretten sadâretten
Anılsın mesleğimde çektiğim zulüm meşakkatler
Ki küçük zavki yücedir vezaretten sadaretten
Vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim
Ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten
Vatan vafasız bir nazlı güzele dönmüş ki
Ayrımaz aşk sadıklarını gurbet elemlerinden
Müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir
Vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten
İbra edilmişim ümit ve korkudan; üstündür benim için
Vazifem menfaatimden, hakkım hükümet garezlerinden
Civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ey bidâd
Erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten
Milletin yiğitleriyle kavgadan çekin ey adaletten nasipsiz
Zulmün kılıcı erir hamiyet kanının atelşinden
Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten
Ne mümkün zulmle adaletsizlikle hürriyeti imha etmek
Çalış kaldır idraki gücün yetiyorsa insanlıktan
Gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret
Ezilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten
Gönülde elmas cevherine benzer gayret cevheri
Ezilmez basıncın şiddetinden, ağırlığın tesirinden
Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten
Ne efsunkâr imişsin ah ey hürriyetin yüzü
Aşkının esiri olduk gerçi kurtulduk esaretten
Senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme
Cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten
Senindir şimdi kalbi cezbetme kudreti güzelliğini saklama
Yüzün ebeden kadar uzak olmasın ümmetin nazarından
Ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl
Cihanı sensin azad eyleyen bin ye's ü mihnetten
Ne can dostuymuşsun ah ey gelecek umudu
Cihanı sensin kurtaran bin üzüntü ve sıkıntılardan
Senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et
Hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten
Senindir devlet etme dönemi hükmünü dünyaya infaz et
Allah ikbalini saklasın her türlü afetten
Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten
Zulüm köpeğine kaldı gezdiğin güzelim sahiller
Uyan ey yaralı kükreyen aslan bu gaflet uykusundan
Namık Kemal(1840 - 1888)
30 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi